Balina Nima’nın Masalı

Masalın Özeti: Bu masal, çocuklara sessizliğin korkulacak ya da boş bir şey olmadığını; aksine dinlenmek, düşünmek ve kendi iç sesini duymak için önemli bir ihtiyaç olduğunu anlatır. Balina Nima’nın yolculuğu sayesinde çocuklar, kalabalık ve gürültülü anlarda durup dinlemenin değerini öğrenir.


Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, uçsuz bucaksız okyanusun derinliklerinde, suların koyu maviye döndüğü, ışığın süzüldüğü bir yerde Balina Nima yaşarmış. Nima çok büyükmüş ama sesi çok sakinmiş. Diğer balinalar gibi yüksek sesle şarkılar söylemeyi sevmezmiş. O, daha çok sessizliği dinlermiş. Dalgaların nefesini, suyun içindeki minik titreşimleri, kalbinin ritmini duyarmış.

Okyanusta son zamanlarda gürültü artmış. Hızlı gemiler geçiyor, derinlerden metal sesleri yükseliyormuş. Balıklar ürküyor, denizatları saklanacak yer arıyor, yunuslar oyunlarını yarıda bırakıyormuş. Herkes bir şeylerin yanlış gittiğini hissediyormuş ama kimse ne yapacağını bilmiyormuş. Nima ise bu gürültüden uzaklaşmak için okyanusun daha derinlerine doğru yüzmüş. Yüzdükçe kulağına gelen sesleri dinlemiş. Bazı yerlerde su neredeyse fısıldıyormuş. Bazı yerlerdeyse her şey çok sessizmiş; öyle sessizmiş ki Nima kendi kalbinin atışını bile duyabiliyormuş. İşte o an Nima, sessizliğin de okyanusun bir parçası olduğunu fark etmiş. Günlerce yüzmüş, dinlemiş ve öğrenmiş. Sessiz kalan koyları, mercanların sesi emdiği bölgeleri, akıntıların yavaşladığı derin çukurları keşfetmiş. Her sessiz noktayı aklında işaretlemiş. Zamanla bu yerler Nima’nın zihninde bir sessizlik haritasına dönüşmüş. Bir gün korkmuş bir Kaplumbağa Nima’nın yanına gelmiş. “Her yer çok gürültülü düşünmekte bile zorlanıyorum.” demiş. Nima sakin bir sesle “Benimle gel,” demiş. Kaplumbağayı sessiz bir mercan koyuna götürmüş. Orada su neredeyse duruyormuş. Kaplumbağa derin bir nefes almış ve rahatlamış. Ardından küçük balıklar, denizatları ve hatta çekingen bir ahtapot da Nima’ya katılmış. Hepsi sessiz yerlerde dinlenmiş, düşünmüş, kendilerini yeniden bulmuşlar. Nima, bu sessiz alanları deniz canlılarına göstermeye devam etmiş. Zamanla herkes ne zaman yorulduğunu, ne zaman düşünmeye ihtiyaç duyduğunu anlamaya başlamış. Okyanus hala büyük ve hareketliymiş ama artık içinde sessiz köşeler de varmış. Bir gün genç bir balina Nima’ya “Bu sessiz yerleri nasıl buldun?” diye sormuş. Nima gülümsemiş: “Önce kendimi dinledim, iç sesini dinleyen, doğru yolu bulur.” Demiş.

Balina Nima’nın Masalı

O günden sonra Nima, Sessizliğin Haritasını Çizen Balina olarak anılmış. Okyanusta yaşayan herkes öğrenmiş ki sessizlik kaçılacak bir şey değilmiş; aksine dinlenmek, düşünmek ve kendini duymak için bir armağanmış. Ve okyanus, seslerle olduğu kadar sessizlikle de güzelmiş.

Daha fazla uzun masal okumak isterseniz Uzun Masallar kategorimizi inceleyebilirsiniz. Okurken keyif almanız ve bu masal için güzel yorum yapmanız bizim için büyük bir mutluluk olacaktır.

Yorum yapın