Masalın Özeti: Bu masal, çocuklara vicdan, doğru–yanlış ayrımı ve dürüstlük kavramlarını öğretir. Doğruyu seçmenin her zaman kolay olmasa da iç huzur ve güven kazandırdığını anlatır.
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde ay ışığının gümüş gibi parladığı, çam ağaçlarının rüzgarla fısıldaştığı büyük bir ormanda Lumo adında küçük bir kurt yaşarmış. Ormanda herkes birbirini tanırmış. Kurallar varmış, kimsenin yuvasına izinsiz girilmez, bulunan bir şey sahibine sorulmadan alınmazmış. Ama Lumo bazen bu kuralların neden bu kadar önemli olduğunu anlayamazmış. “Kimse görmezse ne olur?” diye düşünürmüş.
Bir gün Lumo, ormanda gezinirken bir çalılığın altında parlak bir kese bulmuş. Kesenin içinden güzel kokular geliyormuş. İçine bakınca taze yiyecekler görmüş. Çok acıkmış. Etrafına bakmış, kimsecikler yokmuş. Tam keseyi alacakken “Bu benim değilmiş,” demiş içinden bir ses. Ama başka bir ses de “Kimse görmez, yesen ne olur?” diye fısıldamış. Lumo kararsız kalmış. Açlığı artmış ama içi rahat etmemiş. Sonunda keseyi olduğu yerde bırakmış ve ormanda dolaşmaya devam etmiş. Bir süre sonra yaşlı Bilge Geyikle karşılaşmış. Geyik üzgün görünüyormuş. “Yiyecek kesemi kaybettim,” demiş. Lumo’nun kalbi hızlı hızlı atmış. Kesenin kime ait olduğunu anlamış. Lumo derin bir nefes almış ve olan biteni anlatmış. Bilge Geyik şaşırmış ama çok mutlu olmuş. “Doğruyu seçmişsin,” demiş. “Doğru her zaman kolay olmaz ama doğru olanı yaptığında her zaman rahat uyursun.” demiş. Lumo ilk kez içinin bu kadar hafiflediğini hissetmiş. Günler sonra Lumo başka bir sınavla karşılaşmış. Arkadaşlarıyla oynarken bir yavru tavşanın yaptığı küçük bir hatayı fark etmiş. Tavşan korkudan titriyormuş. Diğer kurtlar gülmeye başlamış. Lumo da gülebilirmiş, kimse ona bir şey demezmiş. Ama yine dayanamamış. “Herkes hata yapabilir” demiş. Tavşanın yanına gitmiş, onu korumuş. Diğerleri biraz utanmış. Tavşan gözleri dolu dolu teşekkür etmiş. O gün Lumo, doğruyu savunmanın sadece kendisiyle ilgili olmadığını anlamış; başkalarını da koruduğunu fark etmiş. Bir başka gün ormanda büyük bir karışıklık olmuş. Bir ağacın dalları kırılmış ve suç kimin belli değilmiş. Herkes birbirini suçlarken Lumo, oyun sırasında yanlışlıkla o dala kendisinin çarptığını hatırlamış. Kimse görmemiş bu yüzden sessiz kalabilirmiş. Ama içi rahat etmemiş. Lumo ileri çıkmış ve gerçeği söylemiş. İlk başta herkes şaşırmış. Ama sonra ormanda bir sessizlik olmuş. Yaşlı kurt başını sallamış. “Hata yapmak değil, hatayı gizlemek yanlış,” demiş. Lumo cezalandırılmamış; aksine güven kazanmış.

O günden sonra Lumo’ya herkes farklı gözle bakmış. Ona danışır olmuşlar. Çünkü Lumo’nun doğruyu söyleyeceğini, vicdanını dinleyeceğini biliyorlarmış. Lumo da şunu öğrenmiş: Doğru ve yanlış bazen zor ayırt edilirmiş ama vicdan her zaman fısıldarmış. Onu dinleyen yolunu bulurmuş. Ve böylece Doğruyu Seçen Küçük Kurt, ormanda güvenin ve dürüstlüğün simgesi olmuş. Masal da burada bitmiş.
Daha fazla uzun masal okumak isterseniz Uzun Masallar kategorimizi inceleyebilirsiniz. Okurken keyif almanız ve bu masal için güzel yorum yapmanız bizim için büyük bir mutluluk olacaktır.
