Kocaman bir tepede yaşayan Fil Bubu ve ailesi, bir fırtına sonrası bozulan evlerini onarmak için yardımlaşmanın önemini öğrenirler.
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde Fındık Tepesi’nde yüksekçe bir yerde, taşlarla yapılmış büyük bir ev varmış. Bu evde, Fil Bubu, anne Fila, baba Fikri ve küçük kız kardeşi Bibi yaşarmış. Evleri geniş olsa da işler biriktiğinde anne Fila çok yorulurmuş. Bubu ise genelde arkadaşlarıyla gezmeyi severmiş.
Günlerden bir gün Fındık Tepesinde büyük bir fırtına çıkmış. Rüzgar çatıdaki yaprakları uçurmuş, camlardan içeri tozlar girmiş, evin bahçesi çamurla kaplanmış. Sabah olduğunda herkes evin haline şaşırmış. Anne Fila, “Bunu tek başıma toparlayamam,” demiş. Baba Fikri işe gideceği için sadece çamurları temizleyebilmiş. Bubu ise “Çok zor iş bu…” diyerek arka bahçeye saklanmış. Ancak küçük Bibi, annesine yardım edince işler hızla ilerlemiş. Bubu uzaktan izleyince utanmış. Bahçeye geri dönmüş ve “Ben de yardım etmek istiyorum,” demiş. Hep birlikte çamurları temizlemişler, yaprakları süpürmüşler. Bubu su kovasını taşımış, Bibi camları silmiş. Akşama kadar evi eski haline getirmişler. O gece, anne Fila çok mutluymuş. Bubu ise yardımlaşmanın sadece işe yaramak değil, birlikte olmak anlamına geldiğini fark etmiş.

O günden sonra Fındık Tepesi’nde her hafta “Dayanışma Günü” ilan edilmiş ve herkes evinde görev üstlenmeye başlamış. Böylelikle işler çok kısa sürede bitmiş ve herkesin kendine ayıracak zamanı kalmış. Masal da burada bitmiş.
Daha fazla kısa masal okumak isterseniz Kısa Masallar kategorimizi inceleyebilirsiniz.
