Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, gökyüzünün en yükseklerinde Boncuk adında bir kuş yaşarmış. Bu kuş, bulutlar arasında süzülür, rüzgarla dans edermiş. Rengi gümüş gibi parlak, kanatları tüyden hafifmiş.
Aynı günlerde, ormanın birinde Cikcik adında bir tavuk yaşarmış. Bu tavuk yavaş yürür ama her adımında doğayı dinlermiş. Toprağın dilini, yaprakların fısıltısını bilirmiş. Günlerden bir gün, Dünya da büyük bir fırtına çıkmış ve Boncuk yere inmek zorunda kalmış. O sırada tavuk da gökyüzüne bakarken onu görmüş. İkisi de birbirine çok yabancıymış. Tavuk “Sen uçuyorsun ama yürümeyi biliyor musun?” demiş. Boncuk “Sen yerde yürüyorsun ama rüzgarın nasıl estiğini biliyor musun?” diye sormuş. Önce birbirlerini anlamamışlar. Sonra anlamaya çalışmışlar. Tavuk, Boncuk’a hafif adımlarla yürümeyi öğretmiş. boncuk da ona kanatlarını çırpıp biraz olsun yükselmeyi öğretmiş. İkisi de anlamış ki, biri gökte biri yerde olsa da, hayat paylaştıkça güzelleşirmiş.

O günden sonra Boncuk her sabah yere iner, Cikcik de başını göğe kaldırırmış. Birlikte oyunlar oynar, masallar anlatırlarmış. Onların bu dostluğu herkese örnek olmuş, masal da burada bitmiş.
Daha fazla kısa masal okumak isterseniz Kısa Masallar kategorimizi inceleyebilirsiniz.
